ETKİLİ DERS ÇALIŞMA YÖNTEMLERİ

Alıntı adresi:http://izmitcahitelginkananadolulisesi.k12.tr/rehberlik/etkili_calisma/4.doc

OKULDA ÖĞRENCİNİN BAŞARISINI ÖNEMLİ ÖLÇÜDE ETKİLEYEN ÇALIŞMA ALIŞKANLIKLARI

* Planlı ve programlı çalışma

* Zamanın iyi kullanılması ve planlanması

Çalışma ortamının düzenlenmesi

* Not tutma

* Etkili dinleme

* Verimli okuma

* Özet çıkarma

* Güdülenme

* Derse hazırlıklı gelme

* Tekrar

PLANLI VE PROGRAMLI ÇALIŞMA

Planlı çalışarak her işe gerektiği kadar zaman ayırabilirsiniz. Günü gününe çalıştığınız için sınavlar öncesinde aşırı çalışmaya gerek kalmaz. Çalışma veriminiz artar, öğrendikleriniz daha kalıcı ve etkili olur.

EĞER;

* Amaçsızsanız,

* Plan ve programsız çalışıyorsanız,

* Evin değişik yerlerinde çalışıyorsanız,

* Yatarak, uzanarak ders çalışıyorsanız,

*TV karşısında ya da müzik dinleyerek çalışıyorsanız,

* Ezberleyerek öğrenmeye çalıyorsanız,

* Kaynaklardan yararlanmıyorsanız,

YANLIŞ ÇALIŞIYORSUNUZ !

İYİ BİR DİNLEYİCİ OLMAK İÇİN

* Öğretmenin anlattıklarından yola çıkarak daha sonra neler

söyleyebileceğini tahmin edin.

* Öğretmen konuyu anlatırken ip uçları verebilir, bunlara dikkat

edin.

* Derse aktif katılın.

* Anlaşılmayan noktaları mutlaka öğretmenize sorun.

* Not tutarak dinlediklerinizi tekrar edin, böylelikle devamlı

uyanık kalabilirsiniz.

VERİMLİ OKUMA

* Bölüm içinde neler olduğunu öğrenmek için ana başlıklar, resim

ve şekilleri gözden geçirin.

* Göz atma sırasında kendinize konuyla ilgili sorular sorun.

* Kafanızda oluşan genel fikre ve çıkardığınız sorulara göre

metni okumaya başlayın.

* Metne ya da notlara bakmadan konuyu kısaca (4-5 dk.)

tekrarlayın.

ÖZET ÇIKARMA

Öncelikle kitaplardaki, bölüm-ünite sonlarındaki özetleri okuyarak, metin ile özeti karşılaştırarak bu konudaki becerinizi geliştirin.

GÜDÜLENME

“Çalışmaya başlayamıyorum”,

“Kitaba bakarak öylece oturuyorum” diyorsanız ?

* Bir amaç belirleyin.

* Belli bir zaman süreci içinde çalışmayı alışkanlık haline getirin.

* Yaşam büyük bir yarıştır; bu yarışta kazananlar da olur, kaybedenler de. “Siz hangi tarafta olmak istersiniz?” kazanmak için çaba gerekir. İşe çalışma düzeninizi değiştirerek başlayın.

TEKRAR :

Öğrenilen bilgilerin % 70’i 1 saat içinde,

% 80’i 24 saat içinde unutulmaktadır.

UNUTMAYI AZALTAN EN ÖNEMLİ ETKİNLİK TEKRARDIR !

* Sürekli ve belirli aralıklarla tekrar yapın.

* Özellikle uykudan önce yapılan tekrarlar unutmayı engeller.

O gün çalıştığınız dersleri uyumadan önce tekrar edin.

* Bilginin daha kalıcı olması için sabah kalktığınızda da tekrar

yapabilirsiniz.

* Haftanın belirli saatlerini, ayın belirli günlerini tekrar yapmak

amacıyla belirleyin.

* Tuttuğunuz notlarla tekrar yaparsanız zaman kazanırsınız.

* Bir başkasına anlatarak tekrar yapmanın da büyük yararı

vardır.

* Tekrar yaparken aynı türden dersleri bir arada çalışmayın.

Bu durum sıkıcı olacağı için dikkatinizi dağıtır.

* Tekrarlar sonunda konuyu ne derece bildiğinizi ölçmenin

yolu bol bol soru çözmektir.

ZAMANIN İYİ KULLANILMASI VE PLANLANMASI

Çalışmaya başlamada en çok zaman ve enerji kaybımız; ne çalışacağımıza karar verme, gerekli malzemeyi bir araya getirme, ön hazırlık yapma ve sonuç olarak çalışmaya oturma sürecinde meydana gelir.

Zamanı planlarken;

* Hangi dersin hangi saatte çalışılacağı planlanmalıdır.

Çalışma sırasında her derse belirli bir süre ayrılmalıdır.

* En verimli çalışma aralıklı çalışmadır. 40 dakika çalışıp 10 dakika dinlenilmelidir.

* Birbirine benzeyen dersler üst üste çalışılmamalıdır.

ÇALIŞMA ORTAMININ DÜZENLENMESİ

Zamanı düzenlemek kadar, öğrencinin çalışma ortamını düzenlenmesi de çalışma verimini önemli ölçüde etkiler.

Çalışma odası iyi havalandırılmış olmalı ve uygun bir ısıya sahip olmalıdır.

Çalışma masasının etrafında öğrencinin dikkatini dağıtacak resimler, posterler olmamalıdır.

Çalışma odası sakin ve gürültüsüz olmalıdır.

* Sadece masada ders çalışılmalıdır.

* Öğrencinin çalışması için bağımsız bir odası yoksa evin bir köşesi çalışma için ayrılmalıdır.

* Masanın üzerinde sadece çalışmanın malzemeleri bulunmalıdır.

NOT TUTMA

Okunan bilginin % 20’si,

Okuduktan sonra dinlenen bilginin % 40’ı,

okunup dinlendikten sonra yazılan bilginin % 60’ı akılda kalır.

* Bilgiyi saklamanın ve ilerde anımsamanın en etkili yolu not

almak, daha sonra bu bilgileri tekrarlamaktır.

* En etkili öğrenme öğrenci derse katıldığı zaman gerçekleşir.

Not alarak derse katılan öğrencinin dikkati dağılmaz.

* Not tutan öğrenci, notlarını not tuttuğu günün akşamı veya bir

sonraki dersten önce yeniden gözden geçirirse, konuyu

tekrarlamış olur.

( Not tutmada en önemli ilke, anlatılanları bire bir yazmak değil, önemli kısımları, ana düşünceleri dinleyenin kendi cümleleriyle yazmasıdır. Alınan notlar eve gelince temize çekilirse hafızaya daha iyi yerleşir.)

ETKİLİ DİNLEME

Derste dinleme yolu ile öğrenme, öğrencinin kendi başına öğrenmesinden hem daha etkili hem de daha kısa sürede gerçekleşir.

Matematiği sevmek için ne yapmalı?

Tek bir cümleyle cevap verirsek: Sevmek için başarılı olmalısınız. İnsanlar başarılı olduğu şeyleri sever, başarısız olduğu şeyleri sevmez.

Başarılı olmak için ne yapmalıyız?

Eksiklerinizi kapatmalısınız. 5 veya 10 yıllık eksikleriniz bile olsa kapatılabilir. En kısa yol özel ders. En uzun yolda sabırla tek tek geçmiş yıllardaki bilgilerdeki eksiklerinizi bulmaya çalışmaktır. Şunu bilin ki yeni sınıfınızdaki hocanız sizin 5 yıllık eksiklerini kapatmayacaktır. Mutlaka kendiniz eksiklerinizi telafi edip müfredatı yakalamalısınız. Yoksa hiçbir zaman neden matematiği anlamadığınızı bulamayacaksınız. Ve matematikten iyi olmanın bazı insanlara has olduğuna inanıp pes edeceksiniz. Konu ile ilgilenenler yorum kısmından karşılaştığı sorunları yazarsa konuyu daha da geliştireceğim. Şimdilik görüşmek üzere.

Matematiğin Önemi, Neden Matematik Öğreniyoruz? Matematik öğretiminin amacı

matematik öğretiminin amacı, neden matematik öğreniyoruz, matematik ne işe yarar?, matematik öğrenmenin amacı

Bir matematik öğretmeni olarak: “matematik benim ne işime yarayacak.” “Ben öğretmen olmayacağım ki”, “bir ekmeğin 2/5 inin fiyatı benim işime yaramaz ki ben ekmeği hep bütün olarak alırım” gibi sorulara hep rastlarım.

Genel olarak kendi fikrimden sonra matematiğin amaçları ile ilgili bir liste vereceğim; öncelikle farklı bir bakış açısı ile kendi fikrimi söyleyeyim.

Matematik gerçekten de tüm bilim dallarının en temel ve güvenilir araçlarından. Ama sıradan bir ev hanımının veya matematikle hiç ilgisi olmayan bir meslekte çalışan birinin denklemleri, sayılar arasındaki ilişkileri bilmesi, hiç kullanmayacağı formülleri ezberlemesi ne işe yarar?

Aslında matematik bir disiplindir. Hiç işinize yaramıyor gibi görünse de sizin düşüncenize bir disiplin getirir. Sizi sorunları çözme konusunda keskin bir bıçak yapar. Her duyduğunu kabullenmemeyi, ispat etmeyi öğretir. Bir şeye baktığınızda sıradan bir insandan farklı bir bakış açısı edinmenizi sağlar, estetik bir bakış açısı kazandırır size, yaptığınız işlerde, yediğiniz yemeklerde farklı bir tat bırakır. Unutmayın ki aynı şeyleri yapan insanlar farklı duygular yaşarlar. Kimini mutlu eden bir olay kimini mutsuz edebilir. Görünürde matematik bilende yaşıyor, bilmeyen de yaşıyor. Ama unutmayın ki matematik insan beyni için en ideal düşünce şeklini oluşturuyor.

Kimi insan bir tv kumandasına bakınca bile ona çok karmaşık bir şeymiş gibi gelirken kimi insana en karmaşık kitapları verdiğinizde yeterli sürede onu anlayıp kullanabilecek bir zihin yapısına sahip oluyor. Kimi beyinler sorunlara çözüm üretmeye can atarken, kiminde çözüm aramak gibi bir istek bulunmaz. Sadece kendine keyif veren belli başlı şeylerle ilgilenir.

Zeki olmak, karşılaştığı sorunlara çözümler üretebilmek, sorunlara kendine özgü çözüm getirebilmek insanı eğlendiren, mutlu eden bir şeydir.

Yazım şuan taslak görünümünde hazırlandı. Zamanla yazıyı ideal hale getireceğim. Şimdi bilim adamlarınca verilen yanıtlara geçelim. Yorumlarınızla yazıyı daha faydalı hale getirelim. Görüşmek üzere.

Mehmet Hattatoğlu

Matematiğin amaçlarını ve etkilerini genel olarak şöyle sıralayabiliriz:
Günlük Yaşamda;
· Düşünceleri açık ve kesin olarak belirtebilme
· Sezgisel egemenlik ve sağduyu sahibi olabilme
· Açık ve kesin anlatım gücü kazanma
· Bağımsız ve özgün düşünme alışkanlığı geliştirme
· Yeni düşünceleri kabule hazır olma
· Kendine güven duygusu geliştirme ve güçlü kişilik özelliklerine sahip olma
· Problem çözme becerilerini geliştirme ve bu becerileri gerçek yaşam problemlerini de içeren matematiksel problemleri çözmede kullanma
Eğitim Hayatında;
· Verileri sistematik olarak düzenleyebilme ve yorumlayabilme
· Usavurma yoluyla doğru sonuçlara ulaşabilme
· Temel ilişkileri bularak bir problemi çözümleyebilme
· Özgün düşünebilme ve araştırabilme
· Özel kavramları kesin olarak genelleyebilme.
· Matematiksel usavurma, istatistiksel usavurmanın doğasını ve sınırlılıklarını kavrama
· Sonuca ulaşmak için bilimsel düşünme ve usavurma alışkanlığı geliştirme
· Düzenli çalışma alışkanlıkları ve bir konu üzerinde yoğunlaşabilme gücü geliştirme
· Problem çözmede hesap makinesi ile bilgisayar kullanmayı öğrenerek matematiksel iletişim kurma
· Bir görevi sistematik olarak ve mantıksal bir biçimde tanımlama alışkanlığı geliştirme
Günlük yaşam ve eğitim hayatı şeklinde gruplara ayrılmasına rağmen matematik hayatın her alnında kullanıldığı için grupların birbirinden kesin sınırlar dahilinde ayrılması zordur.
Bununla birlikte, toplumlarda matematikle ilgili bazı efsaneler yaratılmış olup bunların bazıları kuşaktan kuşağa aktarılarak günümüze kadar gelmiştir. Bunlardan bazıları şunlardır:
· Matematik yapmak, doğru yanıtı elde etmektir.
· Tüm yararlı matematik, yıllar önce keşfedilmiştir.
· Matematikte başarılı olmak daha çok doğuştan yeteneklere bağlıdır çok çalışmaya değil.
· Çok iş, az matematik gerektirir.
· Bayanlar matematikte daha az yeteneklidir.
Bu tür soruların yanıtını, matematik eğitimcileri uzun süre araştırmış, efsanelerin geçerli olmadığı görülmüştür.

1.4. Matematik Hangi Alanlarda Karşımıza Çıkmaktadır?
Matematiğin bireyi ve toplumu hangi işlevleriyle, nasıl etkilediğini bilmek gerekliliği kaçınılmazdır.
Matematik, gelişmesini her yönde sürdürmektedir ve bu anlamda çok canlıdır. Son iki yüzyıl boyunca görünümünü oldukça değiştirmiş olmasına karşın; geçmişinden hiçbir şeyi yadsımamıştır. Evkleides teoremlerini içeren önermeler, günümüzde de teorileri olarak kalmıştır. Olsa olsa tuttukları yer değişiktir. Günümüzde matematik kendi dinamiğinin yanı sıra başka bilimlerle arasındaki etkileşim nedeniyle çok hızlı bir gelişme göstermektedir. XlX. yüzyıl içinde matematikte görülen hızlı ve olağanüstü gelişmeler, aynı zamanda felsefî nitelikler de taşımaktadır. Genel düşünce ve çözümlere önem vermektedir. ‘XX.yüzyıl matematiği eski ve klasik yapıyı hemen hemen her dalda değiştirecek yeni ve geniş ufuklara açılmıştır. Bu arada “Modern Matematik” denilen çok gelişmiş; o ölçüde de basitleşmiş, kolaylaşmış yeni bir matematik şekli ortaya çıkmıştır. Uzay yolculuklarının çok rakamlı hesapları, ancak bu yöntemle yapılabilmektedir. “Elektronik Beyin” denilen bilgisayar makineleri de bu esasa göre kurulmuştur.’ (3) Bilgisayarların geliştirilmesiyle hesaplamalar için gereken süreler kısalmıştır. Astronomi ölçüleri ve zamanın belirlenmesiyle ilgili hesapların doğruluk derecesi arttıkça, denizcilik ve haritacılık da gelişti, zaman içinde matematik daha iyi gemilerin, lokomotiflerin, otomobillerin ve sonunda da uçakların tasarımı için kullanıldı. Radar sistemlerinin tasarımında aya ve bazı gezegenlere roket gönderilmesinde de matematikten yararlanıldı. İşte bu birkaç örnek matematiğin yeni gelişimini bize gösterir.
Okullarımızda, matematiğin yaşamın bir parçası olduğu öğrenciye hissettirilmelidir. Öğrendiği bilgileri yaşamına uygulayabilmelidir. Öğretim sistemimizde sanki gelenekleşen yanlış düşünceler vardır. Matematiği aile olarak, öğretmen olarak, okul olarak çoğunlukla yanlış yorumluyoruz. Zekâ ve yeteneğin asıl ölçeği olarak görüyoruz. Oysa matematik de, diğerleri gibi öğrenilmesi gereken bilgilerdendir. Öğrencinin ilgi ve yeteneğine göre az ya da çok öğretilmelidir. Başka bir deyişle; matematiği ürkütücü kılan psikolojik nedenler öncelikle giderilmelidir.
‘Çocuk psikolojisi üzerinde çalışanlar, çocukların özellikle ilkokulda matematiğe karşı tavır aldıklarını belirtiyorlar. Sorun, hem işlevsellik hem de yöntem sorunudur. Özellikle temel eğitimde öğrenci, öğrendiği bilgileri kullanabilmelidir. Çocuk, günlük hayatında bin bir türlü matematik işlemi ile karşı karşıyadır. Matematiğin sağladığı olanaklarla kavramsal düşünecektir.’(2)
Matematik dersinin her basamakta hayat için olması zorunludur. Yeni yetişen kuşaklara matematiksel görüş, matematiksel düşünüş vermek artık bir zorunluluktur. Matematiği bir eğitim olgusu olarak düşünmek gerekir ve matematiği diğer derslerle paralel yürütmenin de önemini bilmek gereklidir.
Matematik, “İnsanca” yaşamayı, öğretmeyi hedefler. Öğrencilerin analiz, sentez, kavrama, tümdengelim, tümevarım gibi akıl yürütmelerine olanak sağlar. Öğrencilerin kararlı, düzenli ve sistemli olmalarına yardım eder. Öğrencileri ön yargılardan uzak tutar, sabırlı olmayı öğretir. Edinilen bilgilerin günlük yaşama geçirilmesine etkin olur. Yorum güçlerini geliştirir. Edinilen bilgileri fen ve sosyal bilimlere transfer etme olanağını sağlar. Zihin ve yetenek gelişmesine yardımcı olur.
Matematikte düzenli, planlı ve sabırlı çalışma ile başarılı olunabilir. Soruları çözerken çağrışım, benzerlik yorumlara yer verilmeli, çok uygulama yapılmalıdır. Verimli etkin çalışma ile düzenli tekrar teknikleri kullanılmalıdır, hedef belirlenmeli, program yapılarak kararlı bir biçimde uygulanmalı, başarılı olunacağına inanılmalıdır.
‘İnsanoğlu binlerce yıl boyunca, doğa olaylarını açıklamaya, içinde yaşadığı evreni bilmeye ve doğaya egemen olmaya çabalamaktadır. Bu çabada onun en sağlam aracı, matematiktir. Doğaüstü görünen pek çok olayın açıklaması yine matematikle verilebilmiştir. Ve yine temel yapısı matematiğe dayanan elektrik ve magnetizma kuramı olmadan; radyolarımız çalmaz, televizyonlarımız göstermez, evlerimiz aydınlanmaz, fabrikalarımıza enerji akmaz, röntgen aygıtı çalışmaz, haberleşme ağı kurulamazdı.’ (7)
İnsanlar ufkunu ne kadar geliştirirlerse, matematik de hiç durmadan gelişimini devam ettirecektir. Toplum; bu yeni gelişmeler ve eğilimler sayesinde matematiği daha da geliştirip ondan daha fazla yararlanma olanağını elde edecek ve matematik diğer bilimlerde anahtar görevi görmeye devam edecektir. Süregelen tarihi sürecinde Matematiğin amacının insanların doğuştan getirdiği düşünme kabiliyetini geliştirmek olduğunu söyleyebiliriz. Matematik, bizlere bir kısım bilgiler kazandırarak karşılaşacağımız olay ve problemlerde inceleme, araştırma ve karşılaştırmalar yaptırarak, düzenli ve dikkatli olmamızı, mantıklı düşünmemizi ve her konuda doğruyu bulmamızı sağlar. Problemleri çözerken değişik bağlantıları bulmak insana heyecan verir. Böylece insanda yeni şeyler bulma arzusu doğar. Bütün bilimlerin doğması ve gelişmesi insandaki bu arzudan doğmuş bu da matematik yardımıyla olmuştur. Bu sebeple bütün bilim dallarında matematikten yararlanılır. Matematik nitelikleri değil nicelikleri konu edinir, fakat niteliği bulunan her şeyin sayılabilir ve ölçülebilir olması, matematiğin fen bilimleri ve teknolojinin yanında değil sosyal bilimlerde de vazgeçilmez olmasını sağlamıştır. Bu yüzden matematik her öğrencinin öğrenmesi gereken bir bilimdir.
Temel matematik bilgi ve becerileri edinmemiş bireyin yaşantısını sürdürmede, özgürleşmekte ve yaşam boyu öğrenme sürecinde çeşitli sorunları olacaktır. Bu nedenle hayatın içinden gelen matematiği yine hayatımızı kolaylaştırmak için hayata katarız.
‘Günlük yaşantımızda, okulda ve iş dünyasında matematiğin önemi ve gerekliliği yadsınmamaktadır. Bunun kanıtı, ilköğretimin ilk yıllarından başlayarak zorunlu eğitim süresi içinde öğretim programlarında matematik derslerine zaman çizelgesinde yer verilir; bir üst okulların veya bir mesleğe giriş sınavlarında bir takım matematik soruları sorulur. Bunun, kuşkusuz, bir dizi önemli ve tartışmasız kabul edilen nedenleri vardır. Bunlardan biri, matematiğin güncel yaşamda, düşünme ve karar vermede vazgeçilmez zihinsel etkinlikler içermesi iken diğer bir nedeni de matematiğin bilimsel çalışmalarda ortak dil ve araç olmasıdır. Ancak, başta matematikten ne anlaşıldığı olmak üzere okullarda neyin, niçin, ne ölçüde ve nasıl öğrenme-öğrenme konusu olacağı, sürekli tartışma konusu olmaktadır.’ (4)
‘İnsanlar günlük yaşamda sık sık aritmetikten yararlanmakla birlikte üzerinde hemen hemen hiç düşünmezler. Örneğin; günlük dilde kullandığımız birçok sözcüğün anlamını da pek bilmeyiz. Sorulursa şaşırırız, bocalarız. Aslında düşünmeden yaptığımız birçok davranışın nedenlerini de araştırmayız. Herhangi bir şey satın alan biri ödediği ücreti ve geri aldığı para üstünü sayarken ticaretin başladığı dönemden beri kullanılan bilgileri kullandığını fark etmez bile, temel toplama ve eşitlik kavramlarını kullandığını düşünmez.’ (5) Pazarda alışveriş yaparken, arsasını ölçerken, borsaya bakıp hissesinin değerinin artış miktarını hesaplarken, kişi bilinçli bir şekilde matematik yapmakta, matematik becerilerini ve bilgilerini kullanmaktadır.